22/10/2007

re

Yazıyı anımsadım..ama sadece yazıyı..bir isim de yeterliydi..4 harf..7 harf..daha basit fakat daha etkili..

21/10/2007

ben remlae yi hatırlamam..doğru..

ve fakat beni hatırlayan kim..?

20/10/2007

Deniz Kabuğu

Merhaba...

 

İnsan bazen hüznü yaşar...

sadece yaşar ama...

anlatamaz...

ya da anlatmaktan korkar....

dokunulmasın ister...

dokundukça acı vereceğini sanır...

belki vermez...

ama bunun riskine girmez insan...

insan bazen susup....başka şeyler konuşup hüznü dağıtmak ister...

lanet hüzün dağılmaz bir türlü...

sanki inadına derinleşir...

yabanıllaşır ve hoyrat bir acıya dönüşür...

hüzün kah iyidir...severim...

kah kötüdür....gelmesin isterim...

hüznüm isyan olur...

bağıramam...

bağırsam da sesim çıkmaz...

bunu bilirim...

insan bazen karşındakinden kendi çığlığı olmasını ister...

benim çığlığım olur musun...?

bağıramıyorum da...

dağıtabilir misin içimdeki hüznü..

içki ya da sigara tutmadan..

acı şarkılar dinletmeden...

kötü söz söylemeden yapabilir misin..?

sen ayrıcalıklı birisin benim için...

içime dokunacak kudretin var...

bu kudreti sana kalbim verdi...

ama şimdi içimde bir hüzün var...

meret ne de acıtıyor bilemezsin...

ağlasam...

çıkmaz ki içimden..

küfür etsem...

sövsem...

ne yapsam gitmez..

insan bazen hüznü yaşar...

sadece yaşar ama...anlatamaz...

insan bazen güçsüz hisseder kendisini...

deniz kabukları gibi çaresiz...

deniz kabukları ne kadar zavallıdır aslında bilir misin..?

denizin diplerinde tutunacak hiçbir şeyleri yoktur...

kayalar...batık gemiler yoksa...

dipten bir dalga süpürge gibi toplar hepsini canı isterse...

ve fırlatır atar kumsala umursamadan...

bir sabah bakarsın kumsal deniz kabuklarıyla dolu..

bir anlam veremezsin...

bir sürü kabuk dersin...

daha evvelsi gün içinde yaşam olduğu ise hiç aklına gelmez...

denizin insiyatifi var mıdır..?

bunu öğrenmek ister misin..?

dipten bir dalga gelir...

koparır onları tüm canlılığından...

sanki içini yemiş ve kabuğunu tükürmüştür deniz...

sanki kendi yarasını soyar gibi...

kendi kozasından ayrılır gibi soylu bir şekilde yapar bunu...

deniz kabuklarını kulağına yasladığında şarkı söylerler hiç dinledin mi..?

hüznün şarkısıdır işte o...

bağırsalar sesleri çıkmaz ki...

fısıltıdır kulağındaki...

ölmüşlerdir ama bir fısıltı kalmıştır ağızlarında...

insan bazen deniz kabukları gibi çaresiz hisseder kendisini...

çaresizliğini yaşar ama...anlatamaz...

sen de başkalarının hayatında bir kabuksundur çoğu zaman...

ve başkalarının da tıpkı deniz gibi insiyatifi vardır...

bir gün kazırlar seni üzerlerinden....kanatırlar...

için boşalır...

bağıramazsın...

sesin çıkmaz çünkü...

ve bir şarkı bestelemeye başlarsın...

fısıltıyla söyleyebileceğin bir şarkı...

birinin yanına sokulduğunda sessiz durman yeterli olur işte o zaman...

şarkını duyacaklardır mutlaka...

kabuk mu olmalıydım...

deniz mi..?

bir başka hayatı üzerimden soyup kalbimi kanatmalı mıydım..?

yoksa fısıltıyla hüznün şarkısını mı söylemeliydim...?

insan bazen karşındakinden olmayacak şeyler ister...

sadece ister ama...beklemez...

ağlasam...

gözyaşım olur musun..?

tutup hüznümün elinden...

içimden çıkar mısın..?

uykuya dalsam...usul usul...

düşüme girer misin..?

beni hiç olmazsa düşümde öper misin..?

oysa sen ayrıcalıklı biri değilsin artık...

insiyatifi sana vermiştim...

işte geri alıyorum...

insan bazen yarım kalan şeylerin tamamlanacağını düşünür...

sadece düşünür ama...hayal etmez...

hayal etmek daha anlamlıdır oysa düşünmekten...

anlamsızlığı yaşarız bir şaka gibi ...

insan bazen herşeyin kötü bir şakadan ibaret olduğunu sanır...

şakayı yapan kimdir bilmez...

şaka sen misin..?

sen şaka olamazsın...çünkü kötü değilsin...

sen güçlü bir deniz olmalısın...

bir gün apansız dipten dalgalarınla gelir...

süpürür götürürsün heyecanlarımı...

bağıramam...

bağırsam sesim çıkmaz...

sussam kimse farketmez...

koşsam hiç durmadan...

hüznüm peşimi bırakmaz...

kendi yaramı soyar gibi...

kendi kozamı parçalar gibi siler atarım düşlerimi...

insan bazen sessizce besteler kendi şarkısını...

kimselerin duyamayacağı bir fısıltıdır...

ancak kalbimize yaklaştırdığımızda gelir sesi...

hüzün mü olmalıydım..

isyan mı..?

deniz kabukları her gece kulağıma şarkılarını söyler...

hüznüm isyan olur...

........

 

23 / ARALIK / 00

ISTANBUL

Son Yazılarım

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı